Yazı Kendini Neye Borçludur?, Mustafa Aydoğan
Yazı yazmanın bir tadı var. Beni çoğunlukla peşinden sürükleyen bu tattır. Yazının evvelinde başlar ve bittiğine inandığım ana kadar sürer. […]
Yazı yazmanın bir tadı var. Beni çoğunlukla peşinden sürükleyen bu tattır. Yazının evvelinde başlar ve bittiğine inandığım ana kadar sürer. […]
Yeryüzünün ilahlık iddiasında bulunan insanlarla dolduğu, Tanrı’nın nesneleştirildiği, kutsal olanın insan seviyesine indirildiği bir dönemdir. İmanın sıradanlaştığı, aşağı düştüğü başka […]
1980’lerin başlarında TRT’de izlediğimiz dizilerden en fazla hatırımda kalanlarından biriydi Kökler ve kahramanı Kunta Kinte. Çocuk aklımızla bile anlam vermezdik […]
Tahminim mektup, bireysel alanda doğdu, oradan kamusal alana yayıldı. Sonrasında ise, kamusal alandan tekrar bireysel alana döndü ve orada can […]
“…şair tuhaf kişidir. Algı ayarı farklıdır. Başka canlılara en yakın insan cinsi olduğunu düşünüyorum. Hemcinslerine mânâsız görünen kesitlere sokuluyor, ses […]
Çeşitli zarf açacakları vardır. Özenli, düzenli insanların çalışma masalarında rastlarız bu âlete. Resmî kurumlarda görmüşümdür daha çok onları. Özel çalışma […]
Dinlediğim Deyişler ve Hayata Şerhleri-5 “Bugün bayram günü derler âlem eğlenir” dedikçe sevinçlerde gizlenen hüznü anlatan, “kirpiği kaşa değdiren” sevgilide […]
Bülent Parlak’ı çok erken kaybettik. Her ölüm zamansızdır. Ama bazı ölümlerin sanki hiç yeri değildir. Bülent Parlak’ın ölümü bende böyle […]
Mektup romanlar vardır. Goethe’nin “Yazmasaydım, intihar edecektim.” dediği söylenen Genç Werther’in Acıları mesela. Veya Halide Edip Adıvar’ın Handan’ı, Balzac’ın Vadideki […]
Yoksulluk İçimizde kitabı hayal gücü yüksek betimlemeleriyle okuru zorlarken insan bir an, o ayrıntılı cümleleri okuyup geçemeyeceğini anlıyor. Anlamadığını anlayıp, […]