İçimde, Ömer Yalçınova
İçimde bir bataklık Her gün biraz daha içine çekiyor Engel olmaya çalışsa da olmuyor Sürekli bir ağrı sürekli bir […]
İçimde bir bataklık Her gün biraz daha içine çekiyor Engel olmaya çalışsa da olmuyor Sürekli bir ağrı sürekli bir […]
İş yerindeki arkadaşım bağırıyor: “Çok sıkılıyorum! Neden iş yok ya!” Oysa daha dün işin çokluğundan şikâyet ediyordu. “Her şeyi ben […]
Ağabey merhaba, Yine seninle dertleşmek istedim. Bilgisayarın başına bu yüzden geçtim. Yazmadan önce de, ne yazmalıyım, neler anlatmalıyım, ne söylemeliyim […]
Tahminim mektup, bireysel alanda doğdu, oradan kamusal alana yayıldı. Sonrasında ise, kamusal alandan tekrar bireysel alana döndü ve orada can […]
Çeşitli zarf açacakları vardır. Özenli, düzenli insanların çalışma masalarında rastlarız bu âlete. Resmî kurumlarda görmüşümdür daha çok onları. Özel çalışma […]
Mektup romanlar vardır. Goethe’nin “Yazmasaydım, intihar edecektim.” dediği söylenen Genç Werther’in Acıları mesela. Veya Halide Edip Adıvar’ın Handan’ı, Balzac’ın Vadideki […]
Mektup saklamak için, özel bir kutu, küçük sandık, deri çanta aldığımı hatırlamıyorum. Sakladığım mektuplar bazı kitapların arasında durmaktadır. Ya da […]
Mektubu yazmanın da mahrem bir eylem olduğunu düşünüyorum. Mektup yazmakla karşılıklı sohbet etmek arasında az fark vardır. Hatta mektup yazmak, […]
Kimin gönderdiği belli değilse, mektubun gizemine sanırım hiç bir korku filmi, fantastik roman yetişemez. Hayatımda hiç isimsiz bir mektup almadım. […]
Yazdığım ilk mektup, bir aşk mektubuydu. Sonraki yazdığım mektupların beşte dördü de aşk mektubuydu. Belki internet henüz keşfedilmediği veya yaygınlaşmadığı […]