Kimin gönderdiği belli değilse, mektubun gizemine sanırım hiç bir korku filmi, fantastik roman yetişemez. Hayatımda hiç isimsiz bir mektup almadım. Eğer böyle bir mektupla karşılaşsaydım ne yapardım, ne düşünür ve hissederdim bilmiyorum. Fakat imzasız mektup göndermiştim bir defasında. Sonuna kadar da inkâr etmiştim, her ne kadar o mektubu benim yazdığımdan herkes emin olsa da. İmzasız bir mektup yazmanın, imzasız bir mektup almak kadar heyecanlandırdığını söyleyebilirim. İsimsiz bir mektup yazarak hedeflediğim şeyi gerçekleştiremedim. Başarısız bir deneyimdi o. İşte sadece olayın heyecanı kalmıştı bende. Bir adım ötesine geçip, ikinci bir isimsiz mektup yazamadım. Yazsaydım belki kendimce hikaye veya roman da geliştirmeye başlardım. Ama girişimim başlangıçta söndü, diğer ifadeyle ters tepti. Ondan sonra böyle bir girişim için kendimde cesaret bulamadım.
Olayın acıklı yanı: O kadar inkâr etmeme rağmen mektubu ben yazmışım gibi muamele gördüm, cezalandırıldım. Ama şunu söyleyebilirim: Hayatım bir daha eskisi gibi olmadı. İsimsiz mektubun gizemi beni sardı sarmaladı. Âdeta vücuduma negatif elektrik verilmişti. Bu enerji beni hayatın daha da dışına fırlattı. Gizemiyle başarı elde etmek istediğim isimsiz mektup, intiharım olmuştu. Gözden düşmüştüm her şeyden önce. Herkes biliyordu o mektubu yalnızca benim yazabileceğimi. İçinde Sezai Karakoç’tan mısralar vardı. Edip Cansever’i biyoloji sınıfında okuyan benden başka kim olabilirdi? Belki o mektupta Kafka’dan bile söz etmişimdir. Ne alakaysa! Yani beni ele verecek bütün doneler mevcuttu mektupta. Öyle olduğu için hemen foyam ortaya çıkmıştı. Mektubun, yazanın foyasını hemen ortaya koyan yönleri bulunmaktadır. Mektubu her ne kadar daktiloyla yazmış olsam bile. O mektubun yalnızca benim kalemimden çıkacağını, yazı çizi işlerinden anlamayan en bilgisiz kişiler bile kestirebiliyordu. Mektup, bu şekilde bütünüyle aslında yazan kişinin imzasını taşır. Onun şahsi özelliklerinin yansıtıcısıdır. Seni tanıyan herkes, sana ait bir mektubu hemen bilir. Sen isimsiz bir mektup yazayım desen bile bu, böyledir. Mektubun özel, hatta çok özel olmasının nedenlerinden biridir bu. Özelden kastım, mahremiyettir.

(Devam edecek…)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir