Hasar Tespit Tutanağı, Suavi Kemal Yazgıç
bağırdım ve gölgem uzadı nasıl bir sis kararttı gözümü yüzümü saklayan maskeler aslımı unutturdu bana bir aslım var mıydı? yoksa […]
bağırdım ve gölgem uzadı nasıl bir sis kararttı gözümü yüzümü saklayan maskeler aslımı unutturdu bana bir aslım var mıydı? yoksa […]
dünya bana senin kadar geldi bir ba sesi bıraktım buraya babamdan kesip tu deyince yüzümün ortasına halbuki bom dünyaya sana […]
yol bir yerde bitiyor hayatın bir nefeste alfabenin bir harfte bitmesi gibi bitişler nimettendir kapanışlar, sonlanışlar nihayetler ve sen hepiniz […]
belli ki bir belki yarasından teselli buldum kabuk bağladıkça kopardım, tazeledim yaramı belli ki tek çarem kanamayı devam ettirmekti şifa […]
o yıllar biraz gedik biraz unutuş biraz hatırlama her şeyden biraz o yıllar her şey dediklerimin hiç biri bütün değil […]
kırdığın yerden bir hikâye akıyor sonra bir hikâye daha ve bir hikâye daha birbirine karışmayan birbirine katışmayan bin bir hikâye […]
ey kamburum sırtıma konmuş tacım toprak olmak üzere olan topraksız bir kralım sayende ey kamburum “çarşambadır çarşamba” diye tempo […]
bana bıraktığın sessizliğin z’si bu kadar dediğin ve sustuğun sustuğun ve bu kadar dediğin “bir başka kent bekleme sakın” […]
Hüseyin Atlansoy’a o bayrak yangınında balkanlardan taşra düşmüş bir ağaçtı dedem köklerini makedonya’da bırakmış yapraklarını trakya’da dökmüş bir ağaç […]
“âhenk ebediyyen kesilir” […]