bağırdım ve gölgem uzadı
nasıl bir sis kararttı gözümü
yüzümü saklayan maskeler
aslımı unutturdu bana
bir aslım var mıydı?
yoksa ben mi yanıldım?
yoksa saçlarım niçin yağlandı?
demek ki bağırmadım

seni göreceğim günler
takvimlerden erken koparıldı
yahut çok geç kaldı
akrep ve yelkovan
o tükenmez fanilik maratonuna
hepsi öldü hepsi geçti
demek ki bağırmadım

oysa bağırdım bir kez
inkâr edilemez bir sesle
bütün gırtlağımla bağırdım
ve kimse duymadı
ormanın ortasındaki
ağacın devrildiğini
demek ki bağırmadım

hayatına bir dipnot olmak istedim
kimsenin dönüp bakmadığı
kimsenin okumadığı
ama orada olduğumu
kimsenin inkâr etmediği
peki, şimdi neredeyim?
demek ki bağırmadım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir