Hüzünlü Dönenceler, Asiye Ceyhan
Allah’ım kaç ismim var benim Hepsini unutmuş gibiyim Herkese her şeye inanasım var yine de Tarihin en eski çağlarına gidiyorum […]
Allah’ım kaç ismim var benim Hepsini unutmuş gibiyim Herkese her şeye inanasım var yine de Tarihin en eski çağlarına gidiyorum […]
iyi bir köle olabilirsin sevdiğinin yanında hem caizdir bu her kitapta takdir toplar sen de bilirsin ki güzel kadınlar çirkin […]
sarı gülleri görünce seni sevdiğim aklıma geliyor tutunuyorum parlak bir buluta gökyüzünün içi sarı güllerle doluyor çoğalıyoruz ikimiz birden bu […]
Şah damarımdan vurdular beni bir ezan vakti Seccademi ve boyun bağımı aldılar Yorgunluğumu sordular Sessizce sustum Yırtıldı zarflarım Kelimelerimi astılar […]
bulanıklaşıyor gün şen şakrak gülüşler çarpıyor cama evlilik arifesi ağlayan genç kızın hüznü dokunuyor şah damarıma yağmurun her damlası düştükçe […]
şimdi oturup şiir yazsam kimse okumaz akrep ve yelkovan yeni güne gül atmıştır hem çoğu uyumuştur da sokak kedileri bile […]
lale goncası menteşeli kapı oluklu çeyiz sandığı ceviz konsol acınası ayrıntılar düşündüm hepsini bir otobüs yolculuğunda üstelik yollar yamalı bohça […]
onu cumartesileri şiir yazarken görüyorum hep kuş kanadı rengi gri hırkası omuzlarında ha düştü düşecek öyle sakin öyle içerlerdeki toprağa […]
Onun çirkin hâli yaralanmış ağaç gövdesine benziyordu hiç aldırmadan yüzünü gözlerimdeki yaraya basardım ortaktı onunla sessizliğimiz ve okuduğumuz kitap aynıydı: […]
Daha Mezopotamya adı yoktu dilimde ben bir hastane köşesinde ağlarken kimsecikler bilmezdi kalbimin en derinini yerim yurdum ıssız ağaç kovuklarıydı […]