Şah damarımdan vurdular beni bir ezan vakti
Seccademi ve boyun bağımı aldılar
Yorgunluğumu sordular
Sessizce sustum
Yırtıldı zarflarım
Kelimelerimi astılar
Kaybolmamak için ardım sıra izmaritler bıraktım
Kargalar
Kargaşalar
Karanlıklar
Üç kere saydım ve yere döktüm içimi
Çok kullandım eski harfleri
Hiçbirini anlayamadım yine de kullandım
Çok bilinen çok unutulan yerler gördüm
Okudum
Yazdım
Sildim
Hepsini sıvadım ellerimle enkazlı duvarlara
Hüzünlü bir insana yakışmayacak kadar çok güldüm
Haksızlık yaptım tüm çocuklara
Bıraktım savaş ortasında elma şekerlerini
Unuttum
Kayboldum
Kaybettim
Utanmadan, kahrolmadan yaşamaya devam ettim
