YANGI/N
damağımda tuz yangısı
susturdum kendimi
konuşacak bir şeyimin olmadığını
gizlemek için
maskemin yüzümü değil de
yüzümün olmadığını sakladığınca
oysa o dili öğrenmeliydim
herkesin kendi suskunluğunu gizlediği
o kelimeleri, o cümleleri ezberlemeliydim
gardımı alıp bütün ezberimle
saklamalıydım
damağımda tuz yangısı
gibi geldi, geldi geçti
ömür dediğim hayatsızlık
soğuyorum sevgilim
üşüyorum hücre hücre
uzuyor kelimelere ayırdığım süre
halbuki ne hızlıydı
ne kolay
seni seviyorum demek
gölgem gölgene değince inanırdım buna
hiç söylemediğim halde
şimdi her kelime bir yolu tıkıyor
söylenmediği zaman
söylendiği zaman da kelimeler
yıkıyorlar aynı yolu
yıkılmış bir yol ile
tıkanmış bir yol arasında
seçim yapmak zorunda kalıyorum
damağımda tuz yangısı
ve seni hiç öpemeyen dudaklarımda
sönmeyen ve kül etmeyen bir tuz yangısı
