kedilere ihtiyacım yok artık
yalnız uyuyup
yalnız ağlayabiliyorum
korkmadan pencerelerden sarkabiliyorum
düşünce gökten üç elma
en çürüğünü
en günaha davet edeni yiyebiliyorum
züleyha’yı haklı buluyorum
mısır çöllerinde
aşk deyince kılım kıpırdamıyor
soğuk bir piramit gibi
dikiliyorum
korlu ateşlere karşı
içimde buzda yüzen balıklar
içimde donuk şarkılar söyleyen plastik çiçekler
yağmura ihtiyacım yok
toprak altında ıslanabiliyorum
kefensiz ölebiliyorum
bir göçük altında
ilaçsız iyileşebiliyorum
bir çocuğun gülüşünde
