Şu mısraları, şu belirsizlikleri, şu insan tortularını alalım
Alalım dünyanın çekingen kıvrımlarını
Eski devrimleri
Yiğit ağaç köklerini
Devrilmiş saksıları da unutmayalım.

Şu yeşil şairi, şu netlikleri, şu insan gülüşlerini alalım
Alalım dünyanın altıncı gününde yaratılanları
Ortaçağ aşklarını
Sağlam dağları
Boynu bükük çiçekleri de unutmayalım.

Şu kimsesiz çocuğu, şu fahişeyi, şu dövülen köpeği alalım
Alalım dünyanın oyuklarına gizlenenleri
Milatsız günleri
Cumaları ve pazarları
Beyaz ölümü de unutmayalım.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir