Saçlarımız komşuları rahatsız ediyormuş
Halbuki kapalı tüm kapılar
Kanatları bile yok ki saçlarımızın
Hem yer çekim kuvvetini de biz bulmadık
Sığamadık bu apartman boşluğuna
Doldurmaya çalıştılar her bir gözeneğimizi
Farklılık olmazmış
Herkes siyah ya da beyaz olacakmış
Devrimler hep bu yüzden çıkmış
Üç kız kardeşin saçları mahkemelere konu olmuş.
Halbuki biz her gece perdesi yüksek sesleri duymamazlıktan geliyorduk
Masum çocuğun hatrına.

Biz de güzel yemek yapıyorduk aslında
Ama kimsenin kapısını aşındırmadık
Kokusu bol diye baharatların
Bizim de yaralarımız vardı
Ama kimseye açmadık tekrar kanatmasınlar diye
Okuduğumuz kitapları beğenmiyorlardı
Kuranda okuyorduk oysa
Sığdıramadılar bizi turuncu apartmana
Renklerle derdimiz yoktu ki
Sadece maviyi biraz fazla seviyorduk
Pencereleri sonuna kadar açmamız ondandı.
Sigara izmaritleri balkona düşüyordu ama biz yine de suluyorduk fesleğenleri
Taşların canı var diye su döküyorduk balkondan
Yağmuru biz tutmuyorduk yani.

Her düşen oyuncakta çocuk saflığı var diye seviniyorduk
İçimizde salıncak kuruyorduk ona.
Tütsüler hayatı hafifletiyor diye yakıyorduk her temizlik sonrası

Üç kız kardeştik biz sadece
Sığdıramadılar bizi düşüncelerine
Geri dönüşüm kutumuz geri dönmeden dert olmuştu ellerine
Ayakuçları yetti kutumuzu devirmeye
Harfler sayfalardan apartman merdivenine sızdı sonra
Okumadan üstüne basa basa geçtiler
Hiç acımadılar
Ağladı harfler ve saçlarımız
Aldırmadılar
Bizi bu apartmana sığdıramadılar.
Bizim de annemiz vardı uzaktı sadece
Hiç kıyamazdı annemiz saçlarımıza
Örgülü
Bukleli
İpek olsun derdi hep
Annemizden uzak olan saçlarımızı
Merdiven tırabzanlarında hor gördüler

Fakültelerimize sığınak yaptılar
Ayak izlerini
Yere döktüler resif dürtülerini
Daha kolaydı anlamamak
Üç kız kardeşi
Zor olan onlardı
Biz toprağın en yumuşağında çiçek açacaktık
İzin vermediler
Apartman bahçesine kök salmamıza
Bizi bu toprağa sığdıramadılar
Çünkü biz Âdem’in kızlarıydık.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir