Ne zaman yürümeye başlasam
Ardım sıra kelimeler koşuyor.
Hiç durmaksızın sobeliyorlar beni.
Harf harf içime kancalarını geçiriyorlar.
Eski lahitleri andıran kitaplar asılıyor kollarıma.
Sırtımda ağır bir yük gibi, ucuzca gülüyorlar.
Ne zaman yürümeye başlasam
Çocukluğum dalıyor, ihtiyar denizime.
Boğulmakla, kurtulmak arasında göz göze geliyoruz.
Ne tutuyor elimi ne bırakıyor.
Oysa arafta olmak yakıyor canımı.
En masum yanım ve en zayıf yanım yan yana oturuyor tahta bir rıhtımda.
Susuyoruz birlikte.
Ne zaman yürümeye başlasam
Kapalı bir gökyüzüne dönüyor yüzüm.
Çekiyor gri bulutlar beni içine.
Yağmur olmadan buharlaşıyorum.
Kirpik uçlarım birer çiviye dönüşüyor;
Ucu paslanmış kendince ağlıyor.
Ne zaman yürümeye başlasam
Beyaz elbiseli adamlar yolumu kesiyor.
Götürüyor beni kâlû belaya.
Sanık oluyorum hiç bilmediğim bir mahkemede.
Yargılı infaza boyun eğiyorum.
Ve çıkartıyorum tırnak diplerine gizlediğim günâhları.
Arındırıyorum parmak uçlarımı kınalardan,
Kızıl bir sel oluyor her yer.
Ne zaman yürümeye başlasam,
Son durak yolcusu oluyorum.
Hiç bitmeyen yolları arşınlıyorum,
Çelimsiz ayaklarıma kendi zincirim takılıyor.
Geçmişini unutmuş bir korkuluk gibi,
Sallanıyorum yolun ortasında.
Ne zaman yürümeye başlasam ölüyorum tekrardan.

Sen iyi ol . yürü yuruyebildigin kadar özgürce .senin kalbindeki insanlar yazmalı yasamali.