sulh ettik mi sevgilim
sen elma ben gök olsam yeterdi
cebimizde ağustos sıcağı
dilimizden düşmeyen “iyi insan” halleri
yakamızın bir köşesinde mavi umut
diğerinde kahverengi hüzün
karıştırılır elbet
bol şekerli çaylar
değil midir
merhametimizin göstergesi aç kalmış kediler
her ayrılıkta ufalanır
avucumuzun içinde
merhabalar, nasılsınlar, hoşçakallar.
değil midir içimizi yakan
eskiden kalma mendillerin beyazlığı,
posta pullarına iliştirilmiş özlemler, arkamızdan dökülen sular…
zamana yenik düşünce
sulh ettik sevgilim
sen gök, ben elma oldum
eylüle el uzattık ya
“iyi insan” iyi bakan insan oldu işte
iki yakayı bir araya getirdik ince bir çiçekle
şekersiz çayları portakallı kurabiyelere sevdirdik
ve yetti merhametimiz susuz kalmış kıtmirlere
bolca dualar ettik gidenlerin ardından
yağmur suyuna bastırdık kenarı işlenmiş mendilleri
saman kağıdına döktük içimizi
en sonunda
kaldı iki göz izi.
