ben ölünce
yerime bir dut ağacı dik
çiçek açmasın baharda
yollara kilim gibi serilsin yazları
kuşların gagasına değsin
çünkü;
insanlar ezer biliyorum

sonra ölünce ben
tarçınlı şarap iç
reçelli ekmek dağıt karıncalara
eski küçük bir kutuda
armoni kokumu sakla
ardımdan bana mektup yaz
ve deki: “yorgunluğa yenik düşüp öldü.”
tıpkı bir ritüel gibi
tıpkı yağmurun aniden yağması gibi
unutulmaktan korkar gibi öldü

yine yine en son ben ölünce
onu her zaman tanıyordum
rüyalarından beri
rüyama girdiğinden beri
parçalanmış fotoğrafları birleştirdiğimden beri
tanıyordum onu
de

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir