kaleler yaptım bağrıma bastığım taşlardan
ateşler yaktım burçlarına,
resmini yaptım saçlarımdan
sen şimdi uzaklardan bakıyorsunya
gelip otursan karşıma,
sabaha kadar konuşsak ağlamadan
keman ağlasa bizim yerimize
ellerimizle ısıtsak ellerimizi,
dillerimiz dolaşmasa
bana gömleğini bıraksan giderken, yani kokunu
ütüleyip assam gönlümün gönderine
nasıl da yakışır göğe ve ne güzel olur
yaralarıma sürsem ve açılsa gözlerim
görmese senden başkasını
dudaklarından içsem denizlerin tuzunu
kumrular sevdayı şakısa sabah sabah
bir sultaniyegâh rüzgar esip
çiçekler şiirle tozlaşsa
unutmanın sofrasında doyursak karnımızı
geçmişin küllerinden çömlekler yapsak
geride kalsa göğüs göğüse
acıyla çarpıştığımız günler
bence olur, boynumuza borç olsun
arada soru soruyorsun
ya da sormayı düşünüyorsun ya hani
ne münasebet nerden çıktı şimdi bu
gibi cevaplar yalan söylemeyi bilmediğimden
yani aynen düşündüğün gibi desen
bu da yalan mı dersin
duvardaki tüfeğe bakarak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir