gelsen ve gökten inciler indirsen yaralarıma
gülünce uçurtmalar inmiyor gökyüzünden
her gören bir daha bakıyor dişlerinin beyazlığına
kuşların konacak dal bulabildiği tek bulutsun
saçlarının ormanında bir tek ben kayboldum
sen bir ışık madenisin gökkuşağı biliyor musun
köpükten maviliğinin önünde eğilir denizler
dünyayı yutan bir derin gamzedir yanakların
şiirlerin kıskandığı kelimelerle yazılır adın
tarihin kaydettiği gece meselleri sana özenir
başkalarına bakma sen yaklaş bana tut elimi
ölüm ve ayrılık temalı silahları toprağa gömelim
büyük harflerle içelim özlemek adlı zehiri
çünkü senin adındır büyük harfle yazılmaya
değer tek şey ve sen ölümün unutturamadığı
gülsuyuyla yıkanmış ağzınla benim azığımsın
ah neyleyim ki duçar olmuşum bir kör karanlığa
gelsen ve gökten inciler indirsen yaralarıma
