Yorgunum…

Gölgen değdi kırılgan eşiğime,

ağırlığını bildiğimden değil,

bildirdiğini sandığımdan.

Sustuğum yerden çatladı içim.

Boşluk değil orası,

Senin adını unuttuğum ilk an.

 

Yürümeyelim.

Toprağın ezberini bozalım,

ayak izimiz kalmasın bu sefer.

Suskunluk çöksün üzerimize,

Nefesimiz bile karışmasın geceye.

Gözlerin konuşmasın artık,

bakışların bile yalan söylüyor,

Ve ben, en çok oradan kanıyorum.

 

İnanmıyorum artık sana,

Bana,

Ve Tanrı’ya.

Yorgunum,

Bitkinim,

Yürümeyelim.

 

Sen ki,

Kelimelerin arkasına saklanmayı marifet sayan.

Sen ki seversin hoyratlığı,

yokluğu, acıyı ve maskeleri.

En son neyi unutuyorduk biz?

Birbirimizi mi?

Kendimizi mi?

Sahi ne demiştin?

Neyse…

Belki unutmayız gibi yaparız.

 

Yorgunum,

Bitkinim,

Tükendim.

Yürümeyelim..!

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir