Aslında bütün çaydanlıklar üşür.
Her fokurdama soğuk bir yağmurdur
Ama kimse bunun farkında değildir
Sessiz bir ateş üşütür onları
En çok da en yakını üşütür
Alazlanır ateşin dalları
Kimi mavi, kimi kırmızı, kimi kor.
Biz biraz vurdumduymaz oluruz
Kibritler biraz hızlı alevlense
Çat diye çıkan ses ağlayarak sönmese
Belki ısınır içimizdeki çay ve aydınlık
İşte kahır kapıları böyle kapanır
Çaydanlığın buharı yüzümüze değil, kalbimize dokunsa
İçten birer yudumla ısınsa dudaklarımız
Çayın buğusu yer edinse hüznümüzde
Biz biraz vurdumduymaz oluruz
Söner altı tüm ocakların
Biz insanoğlu tıpkı çaydanlıklar gibi çok üşürüz
