elleri su burcunda maviye koşan sevda kuşları
yağmurun gizini serimler akşamın serinliğinde
üsküdarın alacası yazmalarda çiçeğe vurulur
güllerin cengi başlarken denizler kuşanır kışları
aşk bütün artıların üstüne konumlanır elma zamanı
kalbim günöteden çağırır sarmaşıkları her sabah
yivler açılır davun ağacına her ölüm zarifçedir
rampada kalır karanlık bozulur cellatların tuzağı
ırmaklar getirir kervanları incecikten bir yağmurla
saaatin görkemli çalışından bellidir kaldırdığı toz
kıvılcımlar saklanır saçlarında demir ve keder dolu
günboyu kuğu boynunda erir sımsıcak bulutlarla
ey dağlarına vurgun olduğum beldeler beldesi
sabrımın delirdiğini gör de kalk ayağa utandırma
kalbimin dallarına denize yürüyen şarkılar gibi gir
elleri hep aşk ırmakları akıtan ve saran herkesi
