gelme dedikçe gözyaşlarıma dadanan dünya
yaralı ve keskin bir ışık unutturmuyor kendini
parça parça olmuş lambalar bağbozumu artığı
ağlıyor hakikat ve tarih sırtlanların ağzında
karışık bir ayin sonrası herkes farklı yalnızlıkta
kimse kimseyi isimlendiremiyor gidilecek menzil
gelecekle buluşacakken sevgilime tenzili rütbe
yan yatmış yanlış ve olmayacak bir şey bana kalırsa
öldür şu içindeki örümceği bu yol çok tekinsiz
yanlış pusulalar yüzünden bu uykusuzluk fırtınası
yenilgiden başka iz bırakmadan geçip gidiyor günler
acıdan korkudan gergin kalbimiz ve gözlerimiz
sen benim boşluğa dayadığım merdivenimsin
bağışlanmak dilemiyorum ama şunu bilki sevgilim
ansızın senin için de çalacak o sonbahar müziği
onarılmaz gün kırgını olarak maziye gömüleceksin
