dünya iki hece gök bir
soluksuz koşan atların sırtında
bir deri bir kemik momentum -1
güpegündüz kim görüyorsa yıldızları
o veriyor dünyaya umudu
damarlarından bir acı geçiyor
bir tren
medeniyetler şehrinin derinlikleri, gözleri
vagon vagon geçiyor
insan denilen iki hece
çok değil
ama acılar taşınmakla bitmiyor
insan denilen iki hece
çok değil
her nankör ve kan döken bir köşeyi tutuveriyor
güpegündüz kim görüyorsa yıldızları
o veriyor dünyaya umudu
susmak bilmeyen bir suskunluğu
dağların, çöllerin, denizlerin ve sevdaların
tütsülenmiş hatıralarıyla getirip kalbine dokunuyor
ama iz bırakmıyor
hızlı ve yaşlı bir bocalamanın içinde
ölü bir kedi gibi sıçrıyor
