59.
İngiliz şair Shakespeare, Türk şair Fuzûlî öldükten 8 yıl sonra doğmuş. Leyla ile Mecnun ile Romeo ve Juliet, aşağı yukarı, aynı meseleyi şiire konu edinirler. İki büyük şairin aynı yüzyılda yaşayıp benzer konuyu benzer meseleler üzerinden şiirleştirmiş olmaları… Kader, mucizevîdir.

60.
14 Mayıs 2023 seçimleri…
Şairin ve/veya düşünürün bir meseleyi düşünme ve tartışma biçimi, siyasetçinin kelimeleriyle olmamalı, değil mi?
Seçim yaklaştıkça siyasetçinin muvazaalı dili, bütün dilleri kendine benzetmeye başlıyor.
Kendi kelimesine sahip çıkabilmek, emek ve dikkat meselesidir. Hep böyle olagelmiş; “imgenin ve kavramın yerindeliği’ diyoruz buna.
Yerinde misin ey şuur!

61.
Oruç ile ilişkiyi doğru kurduğumuzda, kapılar açılacaktır.
Açılır.
İnançlı her yürek, bu açılışın tınısını duyar.
Ne mutlu, o duyuş anını yaşayanlara!

62.
Kapılar açıktır hep.

Kapanmak, sonradandır.

63.
Babasını, kalbine bıçak saplayarak öldürmüş olan genç, karakolda “babama haber verin, o beni kurtarır” demiş. Haberlerde.
Yanıldığından değil.
Bazı insanlar, bazı insanlar için ölümsüz kalırlar. En azından, bir süre. Çünkü ölüm, kendisine alıştığımızda gelen şeydir: alıştıklarımıza…
Mücahit öyle dedi geçen gün: “Rasim Özdenören ölmemiş gibi geliyor bana.”
Bana da.

64.
Ölümle ilişki trajik değil, dramatiktir.

65.
Afganistan.
Libya.
Filistin.
Suriye.

Aklımdasınız…

66.
6 Şubat.
Maraş depremi.
Korkunç.
Büyük felaket.
Birçok akrabam, arkadaşım, tanıdığım enkaz altında kaldı.
Gençlik hatıralarımın nesnesi birçok bina, okul, eser, cami yıkıldı, kayboldu.
Bir tür yalnızlaşma seremonisi benim için.
(Ölümler, acıdan fazlasıdır.)

İyice görüldü ki, büyük bile olsa, sarsıntı, çürük olana zarar veriyor.
Sağlam olana pek dokunamıyor.

67.
TYB’nin kırk beşinci yılı için yazmamı istediler. Yazdım. Gönderdim.
Mehmet Doğan’ı yazdım. TYB, benim için, Mehmet Doğan demektir. Sanırım, çoğu kişi için öyle. Bizde kişiler vardır, kurumlar yoktur. Başka toplumlarda da farklı olduğunu sanmam. Aşağı yukarı aynıdır. Bir adam çıkar, bir iş başlatır/başarır, herkes sanır ki, bu düzen, öteden beri hep böyleydi.
Kurumlar, güçle ayakta durur; güç ise kurumlarla görünürleşir.
Henüz yeterince güçlü bir ülke olduğumuzu kimse söyleyemez.

68.
sadeimge.com
sadeimge.com
sadeimge.com

Temmuz’da üç yıl bitecek.

İstediklerimin çoğunu gerçekleştirebilmiş değilim: henüz ve hâlâ.

69.
Şuur, şaşmamaktır

“Gövdekalan, Mustafa Aydoğan” için bir yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir