önce ay
nasıl dokunulmazlığı varsa öyle
dururken durduğu yerde
biçimini alır yüreğin
dokuya dokuya
içten içe
04:17
cenin
ve zelzele
altı şubat
doğmadığım
doğum günüm
benim
sonra ay
enkaz olarak da ışığını
acıyla
yine bırakır
toz toprak
kırık mı kırık
balkır
kuytuda, her köşede
yıkıntı diplerinde
“yalnızca O hayat sahibi”
sonsuzluk aynasında
yine
biçimini alır
senin
: cenin
gün geldi olmaz denilen
olağan oldu
gibi ortadan ikiye bölündü ay
şems ve sen de
insanlayın yarılıp gitti ki
bir’den
toprak
ikiye
ey kalp! döneceğin gün
var bir çentik at ay yollarına, ışığın ortasına
elinde o bursa işi söğüt yaprağı bıçak
yürek biçiminde
meryem
sordu kendi ruhuna
babasız çocuğun narhını
söz orucunda
ikinci Âdem
hurmalar ve pınarlar sular/da
dolduramadı av’cunu
yüreği culfa
ey kalp! nezih olsun gurbetin
ve ay ışığı hasadı
şiir, senin de sılan bereketin
ondan
Kutsandı adın olan!
