ÖYKÜ – 1

İMRANLI’DA KIŞ BİTİNCE

Ufuktan yayılan cılız ışık. O ışığı geçip gitmekte olan kış boyunca kimse görmedi.
Yüzü alazlandı. Yanaklarında sıcaklığı. Kanında elektrikli bir kıvılcımlanma… İmranlı’da aylarca kar ve yağmurun her çeşidi…
Görünürde olmasa da derinliklerden duyulan çiçek kokusu. Dağlarda kardelenler var. Büyük markete açmış sümbüller geldi.
Tomurcuklanmaya hazırlanan dallarda serçeler dizili. Gövdede tırmanmak için birbirleriyle yarışan yüzlerce böcek.
Gülücükler saçan çocuk. Elindeki rengârenk rüzgârgülü yiv yiv döndü.
Bir kış hastalıkla, yoksullukla geçti. Altüst olmuş ruhu. Açılmış yaralar. Bunun için bahar benim ayrıcalığım dedi kendi kendine.
Sonra sözüne karşı çıkacak birinin yerine, bahar herkes için ayrıcalıktır diye konuştu.
Yine de herkes için geçerli değildir dedi, bahar sadece zor bir kış geçirene ayrıcalıktır.

ÖYKÜ – 2

ÇİÇEKÇİ DÜKKÂNLARINDA LEYLAK OLUP OLMAMASI

Günün ilk ışıklarıyla dallar leylak. Küçük küçük çiçeklerden oluşan mavi, pembe, mor salkım. Evrende kalışları iki hafta, üç hafta.
Çiçekçi dükkânı gördüğünde aklında. Neden çiçekçi dükkânlarında leylak bulunmaz diye bir soru.
Başkalarının istedikleri her mevsim var. Çiçekçi dükkânları sadece güllerin, papatyaların, orkidelerin satıldığı yer.
Derin bir özlemle. Her yıl o günleri bekler.
Sürrealist bir dünyası yoktur. Sadece güzel şeylerin bitmemesini, devamlılığını arzulamakta.
Güleç yüzlü kadınlar, erkekler. Ellerinde uzun leylak desteleri…
-Annem o günlerde sokağa çıktıkça eve leylaklarla dönerdi.

ÖYKÜ – 3

LOVE CARRİETH A BURDEN WİTHOUT BEİNG BURDENED

Sevdi. Tutuldu. Ama karşılık bulamadı. O da tutkunun yük olmadan yük taşımak olduğunu kabullendi. Bunu bir yerde okumuştu. “Love carrieth a burden without being burdened.” Tutku karşıdakine yük olmadan onun kalbini yüklenmektir.
Dükkânları dolaşıp eve tutku romanları, şiir kitapları taşımakta. Dergiler, filmler, müzik albümleri seçmekte.
Kitap ayracı, kartpostal, renk renk kalemler biriktirmekte. Çarşılardan küçük antikalar, cam ve porselen biblolar getirmekte.
Sokaklardan çınar yaprağı, kozalak, atkestanesi toplamakta. Kırlardan iğde, alıç. Mevsime göre güller, papatyalar, kasımpatı.
Yürüyüşlere çıkıp yanına şemsiye, panço almakta. Evde ıslak kumaş kokusu. Ağır ceket, çamurlu pantolon ve ayakkabı.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir