Çok da uzak olmayan yakın bir gelecekte İ.S. 1. yy. başları olabilir; yani İnsandan-Sonra Birinci Yüzyıl…
Biraz insan, çokça makine bir cyborg; adı misal N-Yİ-207 olmuş olsun. Eski insanların cehenneminden güya kurtulmuş bir siber-organizma. İnsansı izler henüz var üzerinde.
Evinin üçüncü katında holografik ekran aracılığıyla uzak bir kentte yaşayan kızı ile sanal bir konferans gerçekleştiriyor. Kızını, türleri giderek yok olduğu için hırçınlaşan ve hoşgörüsüzleşen eski-model insanların tehlikeli hale geldiklerini söyleyerek uyarmaktadır. Buna ek olarak cyborglar konusunda da dikkatli olmasını, herkese kolayca güvenmemesini tembihliyor. Her ne kadar cyborglar insanların kusurlarından azade mükemmel varlıklar olsalar da hâlâ derinlerde bir yerlerde insansı kusurlar barındırıyor olabilirler. Gerçi yakında bütün eski insanlar tükendiğinde ve imal edilmiş zekâya sahip, insanla hiçbir bağı olmayan makineler tamamen egemen olduğunda bu sorunlar da ortadan kalkacak, problemsiz bir dünya ortaya çıkacaktı ancak henüz insanlar ve insanla az da olsa bağı olanlar etraftaydılar.
Konuşmasını kızını iyi bir cyborg olmaya özendirerek ve ibadetlerini aksatmamasını vurgulayarak bitiriyor. N-Yİ-207, odasında sanal sınıfta ders gören küçük oğlunun gözlüğünden okuyacağı bir mesaj atarak ders bitince konuşmak istediğini söyledikten sonra her gün yapmış olduğu üzere okuması gereken duaları tam olması gerektiği sayıda dijital bir maharetle bir çırpıda okumuştur.
Yine holografik ekranda ülkesinden ve dünyadan gelişmelere ilişkin haberleri izleyen N-Yİ-207, ülkenin ilerici-teknoloji-perver yönetiminin politikalarından şikâyet eden bir yazarı ise huzursuzlukla dinlemektedir. ‘‘Ne de olsa eski model insanlardan’’ diye eleştirdiği yazar hırsla söyleniyor: Yönetim ne yapıyor? Her yere siber-organizmalardan oluşan yeni-insanlardan yerleştiriyor, muazzam bir siber kadrolaşma var, her taraf robotlaşıyor, eski insanlar artık hiçbir yerde yoklar, daha az verimli görülüyorlar, daha az inançlı görülüyorlar, daha az sadık görülüyorlar. Zaten İnsandan-Sonra diye bir çağ başlattılar bile. Yine de insandan bütünüyle kopamıyorlar baksanıza birçok cyborga ve robota bir inanç aşıladılar, aileler oluşturdular, insanı yok ediyorlar ama insana öykünüyorlar hep.
N-Yİ-207 bu sözler karşısında tepkisini gizleyemeyerek zihninden şöyle geçirecektir; elbette öyle olacak eski insanların devri bitti artık, gerçekten de çok verimsizlerdi, her işten kaytarmayı düşünüyorlar, iki de bir hastalanıyorlardı ve evet daha az inançlılardı, kendilerini Tanrı’nın yeryüzündeki birer örneği gibi görüyorlardı ancak ibadetlerini bile aksatıyorlar, her türlü yanlışı, ahlaksızlığı yapmaktan sakınmıyorlardı, oysa biz işimiz nasıl tanımlanmışsa eksiksiz yapıyoruz, işi boşlamak ya da tatil falan düşünmüyoruz, ibadetleri aksatmak bir yana duaları ritüelleri tam sayısında ve zamanında eksiksizce yapıyoruz, milim şaşmıyoruz. En doğru olan ne ise onu yapıyoruz, en doğru yapılırken eski insanların yaptığı gibi farklı yollara sapmaya ya da eleştirel olmaya ne gerek var ki anlamıyorum.
“Neden makinelerin bir inancı ve ailesi olsun ki?” sorusunu aklına bile getirmeden akşam duasının vaktinin geldiğini gören N-Yİ-207 evinin diğer bir bölümüne geçerek, holografik bir ekran aracılığıyla ülkedeki bütün siber-organizmalarla bir araya gelerek sanal bir cemaat oluşturup topluca ritüelini gerçekleştirir…
