Ne yazabilirim gördüklerimden?
Diye baktığım, bakınabildiğim bir gecedeyim
Hastanede, bir koltukta…
İnsanların ayakları parlıyor.
Terlik giymiş hemşireler var,
Terlik giymiş kasabalılar,
Terlik giydirilmiş kız çocukları,
Erkekler var ayakkabılarıyla,
Lastik giymiş ambulanslar var.
Bir de annem yanımda
Ne tesadüf ki onun da terlik var ayaklarında.

Kaşları çatılmış bir abla bakıyor gözlerimin içine
Ona baktığımı anlamış besbelli.
Gözlerim “sabahtan beri” sabitlenmiş üzerinde.
Lafın gelişi…
Vakit “gece” yoksa.
Şaban’ın dediği gibi
“Mesela yani”
Gülümsüyor gözlerim bunun üzerine.
Burnum da gülümsüyor artık mutluluktan ağlamaklı.
Yapılır mı bu! Ağlama yeter!
Rimbaud’ı Rimbouth diye yazdığım akşamın,
Yani kendimi kovaladığım yazı atölyesinin üzerine.
Üstünde, üzerinde
İn: içinde
İngilizce’yi ihmal etmemek,
Anlamak, anlaşılmak, görüşmek üzere.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir