Berdücesi, Maraş’ın kuzeydoğu taraflarında yer alan Gaffarlı yakınlarına düşen ve soğuğun çok olduğu bir yerdir. Adını da buradan alır. Gerçekten de Ahırdağı’nın yamacında yıldırıcı soğukların en çok hissedildiği yerdir orası. Gidilip gelinmezdi, ama soğuk havaya örnek verilirken zemheri ile özdeş Berdücesi gösterilirdi. Berdücesi kadar soğuk, Berdücesi kadar yüce gibi… Her biri şiirsel Güzlek gibi, Bertiz gibi, Orçan gibi Berdücesi de bir o kadar şiirsel isimdi.
“Berd” soğuk demektir. Türkçe bazı kelimelerde gördüğümüz “y” harfinin düşmesiyle “Berd-yücesi” olarak halkın dilinde yaşamış. (Halkın dilinde yaşayan bir de “berdü’l-acûz” vardır, koca karı soğukları manasına gelir.) Malûm, rüzgâr yüksekten eser ve Berdücesi’nde soğuklar erken başlar. Orada bağ ve bahçesi olan Maraşlılar eylülden itibaren bağ evlerinde soba yaktıklarını söyler. Ekimden sonra zaten kimse kalmaz, bir sonraki bağ mevsimine kadar herkes tasını tarağını toplayıp şehre iner.
Cahit Zarifoğlu’nun “Berdücesi” isimli şiirinin adı Maraş’ın bu taraflarından mülhemdir. Erdem Bayazıt bir gün bağ komşusu olan arkadaşı Zarifoğlu’nun sızım sızım sızlandığını görür ve yazdığı şiire başlık aradığını farkeder. Bu arada bulundukları yerden (Durnalı) baktıkları karşılarına düşen tepenin adı da Berdücesi’dir. Bu ismi duyunca Zarifoğlu yeni yazdığı şiirinin adını bulmuştur. Şiir 1962 yılında yazıldığı için şiir kitabında “Berdücesi-1962” başlığı ile yer alır.
Not: Bütün bunları bize, Maraş’ta Büyükşehir Belediyesinin çıkardığı ve yazarlarının tamamı hanımlardan oluşan Berdücesi dergisinin yeni yayınlanan ilk sayısı çağrıştırdı. İçindeki bazı yazılar ise başka bir yazının konusu.
