Şeyh Galip’le bir türbede karşılaştık
Galata Mevlevihanesi’nin haziresinde
Birden çıkıverdi karşıma
Şiir ödülü almak için gittiğimde İstanbul’a
O hamuşan ben turist
Ölümle aynı anda düşünmemiştim hiç şiiri
Galip’in öyle büyüktü ki gölgesi
Aynı mekânda düşünmemiştim hiç onunla kendimi
Şiir sandığıdır şairlerin gövdesi
Bir sandık diğer sandığa
Karşılaştığında ne der ki
Taşımaktır çeyizlikten bir belirti
Sandıkların kaderi
Düğün gününden bu yana
Nasılsın eyyy
Dedelerin dedesi?
Gerçekler yüzüne bakılacak gibi değil
Ölüm ezip geçiyor hepsini
