Karın kısmı kıpkırmızı bir forma. Kollarda ince şeritler halinde yine kırmızılar var. Sonradan da öyle oldu. Öncesinde Hollandalı askerlerle Nejat ve arkadaşlarının arası iyiydi. Yakınlık göstermişlerdi. Onlar da çekinmeden yanlarına gitmişti. Sohbetler yapılmıştı. Şakalaşılmıştı. Futbol maçları olmuştu. Armağanlar verilmişti. Hollandalılar o gün de Ajax forması vermişti. Temmuz sonrası Hollandalı askerler, Boşnakları, Sırplarla savunmasız bir şekilde baş başa bıraktı. Nejat, Sırp saldırıları başlayınca BM’nin Potaceri ve Tuzla kamplarına ulaşamadı. Çaresiz bir şekilde diğerleriyle birlikte ormana sığındı. Ama peşleri bırakılmadı; gelip ormanı çevirdiler. Aç, susuz kalındı üç gün. Üçüncü günden sonra tutsak alındılar. İtile kakıla kamyonlara dolduruldular. İnsanlar istif istif. Eller arkadan bağlı. Bir binaya getirildiler böyle. Yerler kan ve ceset. Havada ağır koku. Bir süre bekletildiler. Derken bir başka yere götürüldü insanlar. Orada beşerli gruplara ayrıldı. Yaylım ateş başlayınca kurşunlardan ikisi karın boşluğuna, biri koluna saplandı Nejat’ın. Karnı, kolu kıpkırmızı kandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir