vakit bu kadar derinken ve benden uzakta
yaşamın sevgilisi her limanda bir ihanete yeltenir
şehrin karmaşası insanların uğursuzluğuna bağlansa
kor ateşte nefretleri pişirmek bana kalır
bu düzen’döngü beni ağlatmaz mı günden güne
hiçbir şeyim yok diye ve her şeyim var diye de
nereye ulaşır gökyüzü birbirine ulansa üzgünlüğümden
yağmur yağınca unutulan son pencere zamanla
neden taşlatılır aklı evvellere?
kırgın oluşlarım senden değil kimselerden değil
baltalarla savaşa girmek aykırıysa ve bugüne mahsus değilse
bunda oduncunun var mıdır bir suçu?
al işaretle israf ettiğin kıyametleri unutabildiğin kadarıyla
düşünemediğin zamanları yutsan es geçtiklerin genzine gitse
hiç uğuldamayan fırtına mı olur, varıp bir görüngüyü
düşlerine bağla. uyandığında o ulu yatırlar gibi
beni anımsasan ne olur anımsamasan ne?
