Yaklaşan bir an var biliyorum
İçinde ilk çarpışları barındıran
Yeşil mercan taşlarına hayretle baktıracak
Bağrında taş olmayan kavisli dağlara tırmandıracak
O dağlar, kıvrımlı yolları boyunca nefessiz koyacak
Bir sesin müşfikçe sersemletmesi an meselesi
O eşikten geçtiğimde bin volt içimden geçecek
Güneşi sönük bıraktıracak bir an var biliyorum
Evrenin nizamını kaydıracak
Kıyameti kopmaya zorlayacak fevkalade
Başımı tahta dolapların kapaklarına çarptıracak.
Kahve içmek isteyeceğim
Köpük köpük zehirli bir sıvıyı içimden geçirtecek
Bir an var biliyorum
Muhabbetin tam ortasında sol göğsümden beni hançerleyecek
Hançerin sapı hangi ağaçtan bilinmeyecek
Bir an, bir an için geri sayım başlayacak
Yılbaşına girer gibi değil
Sırattan geçmeye hazırlanır gibi bir geri sayım: üç iki bir …
Koridorun ortasında yürürken bir an kül olacağım
