onca direndin ey kalbim kalmadı günah defterinden başka bir şey
bir çakıl taşına ram olmuştur yıllarca yolunu gözlediğin
unuttun affettin görmezden geldin işlenen onca hatayı kusuru
sana uykusuz geceler bağışlamıştır elinde ihzar müzekkeresi gibi bir şey
sen bu kalbi kimse görmeden terk et ya da bir kuyuya hapset
kirece karışmadan yahut yakala yağmuru köşelerinden uzun yoldan gelen
işgal altındayken her şey vakitli ölüm dilemek diye bir şey olmaz
ya farklı ağlamalar deneyeceksin ya da işin yoksa kır rüzgarlarını seyret
yetinmeyin bir kere öldürmekle beni her gece birkaç kez öldürün
cesedimin birini demiryoluna birini köprü altına asın birini bir ağacın dalına
desinler ki bu kirpiklerden yapılma mızraklarla döne döne öldürülmüş
bana çok yakışır insanlığın kurtarıcısı olmak yangınımı şarkılarla söndürün
kızgın bir çiçeğin ıslanışına dayanmak çok zor bunu en iyi ben bilirim
ayaza yatırılmış dal gibi hissediyorum kendimi beni bir değirmene götürün
gözlerini kaybetmiş bir yolcuyum belki şu dağda bir parça ekmek ve ateş vardır
belki soğurum diye kendi suyuma doğradım kanımı siz oturun ben birazdan gelirim
