şimdi oturup şiir yazsam kimse okumaz
akrep ve yelkovan yeni güne gül atmıştır
hem çoğu uyumuştur da
sokak kedileri bile bir yer bulmuştur kemikli bir sofrada
takvime sıkıştırılmış şubat bile mutludur
dünden yağan yağmur buhar olmuştur o herkesin bastığı yolda
ailecek hafta sonu ziyaretleri bitmiştir
dönüşte kahvaltı için ekmek alınmıştır
sıcacık gülmüştür kız çocuğu babasına
kirazlar takılmıştır kış ortasında kalbine
desenli halılar sayılmıştır bir kız isteme merasiminde
heyecandan unutulmuştur büyülü kelimeler
tuzlar ya da ballar cezvenin ahenginde erimiştir
neşenin izi, dökülen terlere yansımıştır
hastaların ilaç saati de gelmiştir
nöbetler değişmiş, morg dahi yenilenmiştir
can havuzu suyunu çekmiştir
son sigaraların başı bir saksıya gömülmüştür
çiçekler geceyi üstüne örtmüş
kuşlar çatı diplerine tünemiştir
çok yorulmuş bir annenin başı kaneviçeli yastığından düşmüştür istemsizce
gözlerinin kepengini çoktan indirmiştir ihtiyar aşıklar
cesareti yorgan altında kalmıştır sevdiğine açılmayı bekleyen bir delikanlının
budalaca gülmüştür burnu kaf dağı’ndaki kırmızı dudaklı kadın
aklım kalbime göz kırparken
kelimeler yorulmuş ve gece bitmiştir
