1.
Yaklaşıyor
kokusuyla, yıkımıyla bir ordu, tozduman
yakışıyor da

güz geliyor sessiz sedasız
onurlu yapraklarda bir bırakıp gitme telâşı ve
bekleme goncaları, onlar yavaş yavaş helalleşip yaşamayla
nakşolacak ölümle
bir sonraki dirime

hatırlatıyor, meşkederek
kumlara vuran her dalga
süzülüp
taşların arasından yuvasına
merhaba!
/denize dönerken suyun
sözsüz soğukluğuna

Homurtularla, hışırtılarla
köpüklü bir kırkayak geçiyor
beyhude, kül renkli göğün
çatında
kararmış hattâ
bir ordu gibi sürerek bulutları
talana

/ki dolaşıyor olsa da martılar en yükseklerde, denizle
az kaldı vururuşmalarına

Sen kaç defa, kaç defa öldün
Ve bulutlardan bir salla geçtin öte yana

2.
Bana dûa et
anamdan öte tanıdığım en
evliyâ
dûa et bana

/ki razı olayım hayattan
benden razı olduğunca

üzerine basıla basıla
ezilmiş
amorf ve kupkuru
bir odun parçasıysam da

sessiz ve savrulan

Gün olur, devran döner yârenim
tutar elimden, yürürüz
ayarı bozuk bir güneşle

yere inmiş aya

Gün olur, vakt’irişir
o gün gelir.

3.
Bu müzik eşliğinde okunacaktır.

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir