Anne deyince sen, içim erpidi
yani ne oldu? Dünya ile aram
açıldı. İnsanlar uzaklaştı. Dağ
küçüldü, deliğinden geçe geçe
iğnenin. Bir akşam çıkageldin, sokağın
şenliğinde yüzdü, yüzün!
Yüreğinle yoklaya yoklaya
kelimene yer ara yeryüzünde
Senin bildiğin gibi değilim ben
çekip gidiyorum. Kırıĺınca, Ah!
gönlüm, gezdiğin dağların doruğu
Sen sanırsın ki o minvâl üzre
deniz kaldırır bütün köpükleri
Vura vura kayalara kayalara
Vura vura vura vura vura vura
Elinle koymuş gibi kalbimi
Yirmidört saatten biraz fazla
Sensizliğe tahammülün sınırı
Beni bitiren bir hain söz olma
olur mu? Baharın ilk çiçeğinin sevdâsı
yayılası o minik vadilere inme,
Akşamdan ve hüzünden önce
Gelir zaten ölümle güle oynaya
Uçup gitme dar vakitte sarıca
Sağ, gönül mezrasına yaralarını
Turnalar katar katar sevgilim
Yaşamak gümbür gümbür
Bir yanın cennet, annem
Turnalar katar katar
Ne büyük güzelliktir
ölüm!

Çok duygulandım. TEŞEKKÜR EDERİZ
Çok nefis dizeler. Birikim ve donanım olmadan değil yazmak, okumak ve algılamak bile güç. Epeyidir şiiri ve okumayı özlemişim. Benim için ayrıcalık oldu. Yaşasın şiir.
Kelimeleri tozlu sayfalar arasından çıkarıp özgürleştiren kıymetli şairimiz…
Hiçbir kalıba hiçbir kurala bağlı kalmayan şiirleriyle Afrika’dan Amerika’ya tüm sessizlerin sesi olan Hasannebioğlu enfes bir tad bıraktı damağımda.
Teşekkür ederim.
Gerçekten çok duygulu ve çok harika bir şiir. Okurken içim ürperdi.
Anne dedikten sonra her şey güzel
Yirmidört saatten biraz fazla sensizliğe tahammülün sınırı…Boşaldı boşaldı doldu gönül ,doydu güzelliğe dizelerinizde, yaşamak da ölmek de güzel geldi
60 yıldır şair olan agabeyden de boyle siir beklenir elbette. Teşekkür ederim ağabey.
ŞİİR VADİSİNE “BOŞAL, GÖNÜL”
Anne dağ yükü alır
Giderse bırakır yüreğimize.
Ayrılık, öteye gitmeden ve tekrar kavuşmadan önce şu küçük dünyada büyüyen hasret: dağ gibi ve magma.
En sevdiğiniz varlığı kaybettiniz mi yüreğiniz sayfalarca ateş ve sayfalarca hüznün altında aprir eprir ve bir anne yalnızlığı kalır dünyanın loş odalarında.
İşte o odalara kalbiniz sığmaz, bir dağ gibi büyür büyür de zamandan küçük bir pencere açılır annesiz ve sevgilisiz sokaklara. Hüznün yırttığı onsuzluğu içinizdeki yüzüyle yamarsınız, iğne deliğinden yalnızlıklar geçirirsiniz ve anne sesleri dikmeye çalışırsınız uzakları süzen rüzgârlı tüllere.
O epriyen hayal ırmakları coşkun bir aşk vadisi bırakır ruha ve siz ötede kavuşmanın heyecanıyla şenlenirsiniz. Ve fakat dünyanın annesiz, sevgilisiz çocukları gelir oturur göğsünüze ve siz şiirin koruyla kalırsınız.
Anneyle yan yana gelecek tek kelime aşk mıdır: Evet.
Dünya aynasına bakarken ondan size kalan benzerlikler aynalara gözyaşından bir leke bırakır. Yüzlerce anne yüzü kalır yüreğin sırlı duvarlarında.
Ve onsuz bakılan her aynada bir özlem çatlağı kalır ve keser dağ gibi yanlarınızı.
Ki anneler kıyısız bir deniz değildir, düşle, düşüncesiyle sığındığınız, aşk köpüğüyle kabaran bir sessizliktir o. Dalga dalga yüreğe vuran bir iç denizidir. Issızlığın göğsünden yalnızlıklar emersiniz de iç deniziniz büyür.
Ki dalgaların kıyıya vurduğu çocukların anne sıcaklığı hangi yanında kalmıştır. Ah, tahammüller sığmaz vakte. Güneş söner, ay kararır. Annesiz çocuklar karanlığın tam ortasında Allah’ı beklerler… Ve sonrası tebessüm.
Öteye gitmek kayboluş değildir, tekrar döndürülmenin sırlı mekânı değil midir? Yeryüzü ne kadar güz olsa da anneler bir bahar çiçeği gibi durur evlerin sıcaklığında.
Ölmek birazda bahar çiçeğidir. Hep taptaze kalır varoluş vadilerinde. Siz o vadilerde aşk yağmurlar toplarsınız ötelere. Gözlerinizde anne yağmurları kalır.
Akşamlar bir kıyamet habercisidir her zaman, siz dünyayı bir akşam vakti olarak görmelisiniz… Sevgililer baharlar için sevgiliye gider.
Anne mevsimleri hep bahardır aslında… Ah güz, turnalar uzaklaştıran mevsim, iyi ki tekrar bahar gelecek.
……
Ruhumda hissettiklerimi kalemin ucuna bırakamadım.
Şiir zaten değil midir ki ruhta bir yağmur izi bırakmak ya da ruh gölünün tam ortasına aşk taşı atıp aşklar halkalandırmak.
Ya da o tenin ruha sığmadığı, taşan ruhu kağıtlara boşaltmak.
……
Ölüm en çokta annelere mi yakışır.
Çünkü en çok cennet onlara uzak değil.
Bu nadide ve derin şiir için teşekkür ederim güzel ağabeyim Cumali Ünaldı Hasannebioğlu.