Aşk nedir ki?
utangaç ve gizli
bakışmak, sarılma gibi
bulutların denize yazdığı yazı sanki
o susma biçiminde konuşmak
sabır kodunda yürek ağrıları
bir bir kuşanıyor seni koca yeryüzü
o ân dolduruyor
boşluğun her zerresini
senden ibrişim bir gelincik tufanı
seni çağıldıyor suların sesi
seni çağırıyor dağlar yoldaşlığa, başkaca
evet, bundan başka
aşk nedir ki?
Var mı ki şiir gibi gömüt
şu yürek ikliminde?
koskoca dünyada
milyonlarca yıllık bir sır gibi
söylenmeyeni
bir çırpıda söyleyen
sıkıştırılmış yürekten göğe pervaz eyleyen yanardağ
alevler, alevler encâmında
akkor bir eriyiğe dönüşen
hakedilmiş bir keder
Başka gömüt var mı ki şiirden öte
ve sözden nazlı?
Eyvah, bu toprakların binlerce yıllık kaderi
bir çırpıda dökülüyor dilimden
olabildiğince demli kendi kıvamında
ve kendi hâlince dipdiri
Bir çırpıda Yunus demeleri
yorgun yangınları Hacı Bayram’ın
Pir Sultan göğermeleri
bütün şairlerin ortak mısralarının filizlenmesi
şehrin o tiksindirici zorbalığına karşı
bir kesik çimen kokusuyla yanıt verilmesi
yasemen solukları melisa sızlanmaları
gül vurgunlarıyla
kaleleri zaptedecek olan
nerelerdesin
dervişân gönlüm nerde ve nice?
Bu dünyaya bir daha gelmeli insan, belki
gezginlerce dolanıp uçarak/tan kuş gibi
gelirse bir daha
hiç söylenmemiş şiirler söylemeli
