Mazur görmek; kusura bakmamak, hoş görmek,bağışlamak, affetmek anlamlarında bugüne kadar kullanılagelmiş olabilir. Öyle kullanılagitmesini de umarım. Umurumda olan asıl şey ise mazur görülmeyi bir hak olarak tanımlamak ve inisiyatife bırakmadan bu hakka bir çerçeve çizmek. Bir çerçeve neden olmalı ki?
Mazur görülme hakkını henüz kullanmadığını düşünenler, bu hakka yeni kavuşmuş olanlara haklarını kullanma konusunda çok cömertlerdir.
Mazur görülme hakları, her ne sebeple olursa olsun ellerinden alınmış olanlar fani hayatlarında bu hakkı başka bir kimsenin de hakkı olarak görmeyeceklerdir.
Söz gelimi bir taziye çadırında çay dağıtılmasına yardım eden birisi henüz kullanmadığını düşündüğü bir mazur görülme hakkına sahiptir.Bu kanaate ilk bakışta sahip olmak hiçte zor değildir. Aynı taziyede pidenin yanına limon isteyen biri de mazur görülme hakkı-muhtemelen- yine böyle bir ortamda elinden alınmış birisidir.
Mazur görülme hakkını henüz kullanmayanlar, en çok birbirleri tarafından mazur görülmeyi beklerler. Bu kaçınılmaz bir çatışmadır. Bu çatışanın ana unsuru tahmin edebileceğiniz gibi hakka konu olan mazeret olacaktır. Kimin mazereti/özrü/kaybı koşullar içerisinde daha güçlü ve daha baskın görünürse, o, hakkını kullanmak isteğinde daha mazur görülecektir. Yazarı mazur görülme hakkı elinden alınmış varsaymazsak tabi.
Mazur görülme hakkı, özür dileme erdemini ve nezaketini ortadan kaldıran bir durum değildir. Mazeret, önceden alınmış bir af değildir.Özür, görülmeye değmiş bir kusurdur.Dileme hakkı da en çok mazur görülme hakkını henüz kullanmamışlar tarafından anlaşılacaktır.
Mazur görülme, hikmetin bir parçası olarak bir haktır. Kanunlar tarafından nasıl işleneceği bizim için önemsizdir. Mazur görülmek ve hala mazur görülmeyi istemek herkes için bir haktır.Bir modern sanat eseri gibi. Özür/kusur ne kadar büyükse bir mazur görülme hakkı olarak ödenen ücrette o kadar artar.
Mazur görenler, gördükleri bir şeyi yapmışlardır. Bu sebeple mazur görmeyenlere ilk başta henüz kullanmadıkları belki de kullanmaktan vazgeçtikleri hakları kullandırılmalıdır. Görmeyenden görmüş olmasını beklemek ancak bir modern sanat eserinde ifade edilebilecek bir şey. Anlaşılabilirse diğer modern ve birçok diğer şey gibi.
Mazur görülme hakkı olanlar, rızalarıyla vazgeçerlerse bu erdem onlara sınırsız bir mazur görme hakkı verecektir. Vazgeçmeyenler ise mazur görülme haklarının sınırsız olmadığını bilmelidir.Şüphe yok ki her an yeni biri bu hakka kavuşuyor. Nihayetinde de fani ömürler bu kadar çatışmayı kaldıramaz.
Mazur görülme hakkı elinden alınmış olanlar da kendilerini birer modern sanat eseri gibi düşünebilir. Kabalıkları daha fazla ücret/tatmin getirebileceği gibi nezaketleri ise hikmetten bir parça olacaktır ve
‘Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.’.
