Kesilmiş bir güneşin dansı suratında ve
Bir çiçektir her sokakta adınla başlayan
Ben, avuçlarına tünemiş pısırık bir adamım
Başından değildi bu şehir iklimim
Beklesem şimdi beklesem beklesem
Giden yıllar şimdi bizdendir sevdiğim.
Unuturdum o kenti en az bir gitmesem
Her sokağı caddesi kapı kenarı bizi hatırlatırken
Yırtık bir dehlize dönüşüyor şimdi bu ev
Biz yürüyelim o kente güneşe doğru
Hiç durmadan o kente ve hiç durmadan
Bir türküye sıkışmış geçtiğimiz bu kent ve
İlk gördüğüm anın şiiridir hep dilimdeki
Yanlış bir melodinin küfrü yayılıyor sövüyor
Kırılıyor duvarlar camlar çatlıyor
Bir parantez daha atıyorum bu kente
Kent sıkışıyor daralıyor yok oluyor
Ekim dedim Ekim ki ne uzaktır bize şimdi mucizesi için
Avuçlayamadığım bir toprak
Ve koklayamadığım bir çiçektir bu kent
Bir mavi gözlü bebeğin koşuşturması
Rüzgarı dinmeyen bir yazdır bu kent
