Bahtiyar Yokuşu’nda
soluklandı bir bekçi baba
Kurtuluş ilkokulundan ta Divanlı’ya
Poyrazı kesmese de zikzaklı cumbalar
Issız sokakların soğuğunu pek severdi bahtı yar
Taş duvarlarda sıralı, enikli kapılar
Giyotin pencerelerden sızar sarı ışıklar
Şıh Camii’nden okunurken ezanlar
Yuvasından uzakta
Sabahın aynı atsın artık şafaklar
Gözü daldı uzaklara bekçi babanın
Yokuş uzadıkça yokuş
Gökyüzünün alazı çöktü gönlüne
Acımadan nasıl da geçmişti yılları
aldığı ahlara takılıp kaldı ya aklı
daha bahtı yar yokuşunun çok başındaydı
