Hiçbir yaranın kaldırma yüreğinde kabuğunu
Ne güzel yaraştı bak birbirüstüne günbatımı
Yorga atlar geçip gitti düşlerimden bugün
Kıpırdatmadan hüznün o sonsuz dehlizlerini
İşte hayat, işte o darmadağınık oda
İçinde kopsa kıyamet sessiz mi sessiz taşra
Beni mahzene kapatın beni, üstümde deli gömleği
Çığlıklar üzerimde, yakarışlar ve nal sesleri
Çimenleri koklayın benim için, toprakta, biçilmiş otları
O eşsiz buğu için çıkıp gelsin yağmur daneleri
Kırk kutsal çaputa sarıp sarmalayın göç zamanı
Kanadı kırık kuşlarla oturup ağlayayım göğe karşı
Ben “Yeryüzü Okumaları”nı astım dalıma, millet tüfenklerini
Bundandır kırıklığım ki yer yer alnımda hayatın izleri
Aynı yolu gidip geldim, aynı yolu, âh, binler kere
Aynı yolu, aynı kırık sadalı türkülerle
|
YanıtlaYönlendir |

Yaşayan efsaneler vardır. Onlarla aynı döneme denk gelmek nasiptir. Cumali Ünaldı gibi tüm zamanlara iz bırakacak olan bir şair ile aynı zamana denk gelmek müthiş bir duygu. Kalemine sağlık