aynalarda tüm renkleri solduran alçak bir soğurma
gece nöbeti, sıtma sarmalı, alına biriken sıcak damla
acının kutsadığı beyaz hale
kehanetleri doğrulayan o bellik
yol gösteriyor sanki
yitik beldelerde dolaşan kara gözlü marala

bir tarafta ateşten mamul dağları bile titreten acıların
üzerine örtülen katran dantel
bir tarafta oyun düşündeki yavruların
şehit düşmüş nurdan uzuvları
birlikte ölebilmek için sarıldıkları annelerinin mezarı bile yok ama
hala yaşıyor o sefil medeniyetin his yoksulu mahlukları

haritalar üzerine karalanmış kakofonileri
kıyamet korosu seslendiriyor
tezeneleri oldukça hünerli
herkesin gözü önünde toplu mezar kazıyor
üç değil üç milyar maymunu oynadık biz
pek rahat koro şefi, senfonisi dünyayı çalkalıyor

silahsız ve sinsi bir savaş sürüyor: psikopolitika
varlığını sorgulatıyor vallahi, gerek kaldı mı şeytana
ya ölecek ya mutlaka giyecek bir pranga
işte bu, bizim çocuklarımıza gördükleri reva

sürünerek tur’a çıksak duyar mıyız avazesini davut’un
dualar indirir mi gök kubbeden baki kalan hoş sedayı
biz gidersek alemi kaplar mı buhurumeryem
affedebilir mi insanlığı cennetin çocukları
ah bu yirmi birinci asır yok mu diye başlasam
akif’i alnından öpsem de yattığı yerden kaldırsam
şühedayı arkama alıp iman ile saldırsam
affedebilir mi beni cennetin kadınları

 

Hülya Özcan1988’de Konya’da doğdu. Selçuk Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden 2011 senesinde mezun oldu. Kemal Sayar’ın Eserlerinde Gelenek ve Modernizm adlı yüksek lisans tezi ve Bir Şair Olarak Kemal Sayar adlı makalesi ile Kemal Sayar üzerine literatürdeki ilk bilimsel araştırmaları gerçekleştirdi. Bununla birlikte Olağan Şiir, Yedi İklim, Grunge Poetry gibi dergi ve mecralarda şiirleri yayımlanmıştır.
Doktora öğrencisi olan Özcan, Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni olarak görev yapmaktadır. Evli ve iki çocuk annesidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir