Ayrılık kanalları açık kalmış insanların daha uzun yaşadığını
Nereden biilelim ki
Kimin aklına gelir
Haftada bir ayrılık
Artık bu kumaş ne uzar ne sökülür

Ağaçlar sürgün verdi
Elma diplerinde yeşil böcekler benimle
Oynuyoruz gölgesinde
Kime ağır gelir bu dolu dallar
Güzelim gölgesi bile misler yakar
Ağır gelmez ayrılık
Su içer ayılırım saçlarımı toplar
Koşar giderim sokakların peşinden
Peşinen yaşarım kabul
Ceplerim elma dolu hem ellerim hamur

Aralık ayıydı derken Mayıs kıvrandı durdu günler
Çiçekli bahçelerde az gezmedik
Lezzetli yemekler yaptık mutfaklarda
Mutfaklar eski ama unutmaklar yeni
Yeni yani bir lezzetin içinde iki defa öldüm
AZ geldi derken yine yaz geldi yazdım bitti.

Ceylan gözleriyle suya inmedi inadından dan dan dan
Suya taş attı dan dan dan
Ben vuruuldum o vuruştu, vuruş o vuruştu
Ben yoruldum o aldı başını gitti
Başım iki elim arasında kaldı kel
İki tek kirpiğimi yeşil böcekler topladı yerden
Saçlarımı savundum öğlen güneşinde yanıklar çıktı

Aşkımdan şehri erk ediyorum şehri bir başka kente doğru itiyorum düzgün
Kelimeler başımı ağrıyor kelimelerim onun ağzını arıyor
Kulakları sese kapalı müziğe açık
Yanımdan geçti gitti altı ay içinde kaçık
Gabarcık oldu her yanım aşktan kıpkırmızı oluştum
Gözüm açık kaldı ilkinde sonrasında gözüm arkada kaldı
Önemi vardı önüne bakıp yürüdüm gözüm hep arkada

Arkadaş sakın elini uzatma sıkmam
Kemiklerim kalın bedenim ince
Ben sizinle tokalaşamam bayım
İyice batsın son sarılma istediğimi geri çevirdin
Bir tuşa bastın dünyada artık her şey değişti, şakalaşalım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir