Geride bıraktığım tüm şehirlerin ardından çalan türkü buydu
Bu olmalıydı beni bedenimden alıkoyan
Arkama bakmaktan ilerleyemediğim ses
Büyüdüğüm sokakları andıran bu ses olmalıydı.
Ritmi hiç sekmez, nerede duysam kulak kesilir
Bir mum gibi pusarım dinlene dinlene
Şimdi kim çalar oldu bu türküyü
Hangi yiğidin keskin kaleminden tüter ki
Hiç göğermez çığlık çığlığa o ses
İçimi burkan yine o ses olmalıydı.
Hüznün makus sesi düşmüş türküye
Aklım 2005 – 2010 arasına kayar da durur
Aynı filmler, diziler, bazen 34 plaka ve o ses
Hayat dursaydı ya da bitseydi benim için
Hep o ses için…
Şimdi tünedim saçaklarına günün kuytusu belirirken
Kimsesiz çocukları andıran bir anne edasıyla sev beni
Bir türkü ya da ağıt artık ne sayarsan
Uzaklara daldıran yine o ses olmalıydı.
Duvarları aşmaya çalışıyor kelimelerim
Anılar birer fotoğraf gibi gözlerimde
Uzaklara dalıp dalıp götüren yine o ses olmalıydı.
