Omuzlarımı kaldıramıyorum bu sabah
Ve bir karartı alır götürür senden sonra.
Bir ölmeye yatsam, bir gelsen ya da
Ne vakit düşlesem sabaha doğru ellerini
Kolların bitiyor gene omuzlarımda
İlmek ilmek, tıpkı bir insan budalası gibi.

Bu oda temiz ve hiç kirlenmedi
Bazen alırım elime bir süpürge
O oda senin bu oda benim koştur koştur…
Atsam kendimi dışarı dert nedir ki?
Yürür giderim arkamda teneke sesi
Ve ardın sıra takılır peşime it sürüsü gibi.

Her düşüşte çocuk oluyorum minicik ellerimle.
Bir şehlâlık alır ellerimi çiçekleri tutsam
Ya da bin dereden geçsem eşiğinde.
Düşünce çocuk oluyorum minicik ellerimle;

Gözyaşlarım kuruyup şiire dönüşüyor bir bir
Gerisi bir ölü bedenden kurtulmak gibi.

Aldı başını gitti kuşlar güneye doğru
Dün gördüm işte durduramadım gittiler.
Ve kim bilir sen hangi şehrin iklimdesin.
Bir yanım muttasıl boş bir de ben
Nedensiz, nasıl dingin olunursa öyleyim
Yatağına mahkûm bir felçli gibi.

“Edat Hali, Bünyamin Yıldırım” için bir yorum

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir