Antonio dağa yakın bir yerde yaşar. Ağaçların orada. Tek odadan oluşan eski bir kulübe. Yaz çok kısa. Çevre tundra bitki örtüsü.
Eski karyola. Sandalye. Küçük komodin. Duvarda resim ve tüfek. Yerde serili bir şey yok. Yırtık terlikler. Bir başına ve yoksul Antonio.
Köpek, yaşamındaki tek canlı. Kulübede gece gündüz beraberler. Onun sadece uyuduğunda yatağa çıkmasını kabul etmez.
Gereksinimler için haftada bir yürüyerek kasabaya inildiği olur.
Kalın ceketi. Eskimiş çizmeleri. Kürklü eldivenler. Tüfek omzunda saatlerce yürüyüş.
Bacaklarına sürtünen, kuyruğunu coşkun bir şekilde sallayıp duran dostu. Baldırlarına gelmekte boyu. Orta ırk. Sahibini ne geçer ne geri kalır. Ağzı açık. Dişler. Dil. Bütün özlemler tadılacak gibi büyük ve istekli…
Karlara uzanıp alt alta üst üste yuvarlanmalar, sarılma ve boğuşmalar…
Şubat ayı ve ayın on altısı geldi. Eline geçen gazeteye göre Çin takviminde Köpek Yılına girildi.
“Köpek Yılı kutlu olsun.”
Başını gökyüzüne doğru kaldırıp havladı.
Yılın dostunun türüyle isimlendirilmiş olması Antonio için başka bir anlam oluşturmaktaydı. Gerçi bu anlamın ne olduğu sorulsa pek bir şey söyleyemez.
Yalnızlıkla kuşatılmışlığı. Yaşamında yerleri boş kalanları. Özlemleri.
Yeni yıl, bir köpekten başka birlikte gireceği kimsesi olmadığı için köpek.
Sabah erkenden korkunç bir deprem. Kulübe enkazında. Çıldırmış gibi eşeleyip durmakta.
Dünyada, aşağıda bütün köpekler kar altında depremin enkazlarını eşelemekte.

 

(Resim: Antonio Rotta)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir