Haziran ortasının havası gibi
Yakamdan düşmüş serinlik
İstemesem de rahat mı verir
Kuşların sesini çoğaltan gökler
Gitmez elbette sövsem kovsam
Ayağıma dolaşır vıcık vıcık sıcaklık
Hüzünle kavrulmuş yüzümde
Parçalı bulutlu gülümsemelerim

Haziran ortasının havası gibi
Senin aklıma gelmen var durduk yere
Bulutların çevirmesi gibi güneşi
Dumana dönmesi var ellerimin
Titrek parmaklarla araması ateşi…
Yekindim bir demet ışığa tutunarak
Silkeledim üstüme abanan anıları
Kalksam hızlı adımlarla yürüsem
Dağılacak güneşi çeviren bulutlar
Kanmıyor dizlerim bir bardak çaya

Haziran ortasının havası gibi
Boğuyor nefesimi yemyeşil yapraklar
Uzansam elime sıvanacak sıcacık
Yeni yetme kuşların cıvıltısı
Kırlangıçlar seni anımsatıyor hâlâ
Arap bülbülleri habersiz bundan
Birden bire açan gökleri anlamak zor
Zor bu havada sabahı uydurmak akşama

Haziran ortasının havası gibi
Ölümü düşürmek apansız dile mesela
Bilir mi rahat koltuklara gömülü hayat
Kaç takla atar çarpılırsa bir kumru
Acıyla canı nasıl sıyrılır tenden
Ne kadar durur boğazında bir yumru

Haziran ortasının havası gibiyim
Oysa Temmuz dağılıyor dört yana

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir