John Magufuli’ye

Savaş bitti
Şimdi kayıplarımızı sayacağız
Tenime saplanınca acıtmayan yara
Yayılıyor tüm vücuduma
Kağıda dokununca renk veren mürekkep dağıtıyor yüzümü
Şimdi geriye bakıp yaraları sarma zamanıdır
Kalp yarası, ten yarası, gün karası,
Umut çölleri, toplantılar, donmalar, fırsatlar
Hepsi ayağa düşmüş sarsıntıları tetikleyen artçılar,
Görünemediğim doktorlar, katılamadığım cenazeler,
Omuz veremediğim secdelerden tutup kaldırdığım başına buyruk benlik
Katılsalar cenazesi ne kalabalıktı diyecekler

Üç haftada bir tutturduğum sevinçler,
Bir kalbe teması unutan ağrılarım
Hepsi birer muamma
Yaşamayı göze almış nefesi içinde dolaştırıp
Gözlük camlarını silemeyen, tanınmayan, yok sayılmayan,
Kış günü bir kahveye girerken hatırlanan
Sırlı acılar, yankılar, dostluklar, rüyalar çalıyor kapıyı
Başucumda rennie, defterim ve dinmeyen sancılar

Geceye karışan gündüzün,
İpi kaçan uçurtmanın ipi kimde
Alkışlanan hayatlara,
Umut çöllerine merhaba
Savaş bitti
Şimdi kayıplarımızı sayalım
Ve ağlayalım

Bak bu okuduğun kitap değiştirecek rengini
Bu şiir tam oturacak üzerine
Mesafeyi ayarlayamayınca azar yiyecek amcalar,
Hes kodumun dünyası bu alışacaksın
Bu saatte evde bu saatte dışarda
Her kafadan bir ses
Ferdi Özbeğen’in gülüşüyle acılar gün yüzü görecek
Uzun bir çarşı gezintisi illa ki iyi gelecek

Elindekini nasıl sevdirdilerse
Öyle unutturup beğendiğin hayatlara karışacaksın
Uçurtma ipi, elektrik kablosu,
Kablosuz tüm hoşçakallar
Savaş şimdi başlıyor
Biz kaç kişiyiz onu sayalım
Sakın ha kuşları vurmayalım

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir