Gizli bilgeler saklamakta hünerli

Kasketini yan takmasına aldırma

Çünkü durmaz maske üstünde maske

Aldırma güzün yollara düşmesine

Peşi sıra sürükler öfkeyi, hırsı

Kehribar tesbihin tanelerince

Sarının her tonu

Dağılır durunca dört bir yana

 

Ağaçlar kaçıncı kez öpüyor yapraklarını

Kaçıncı kez yürek burkan feryatlar

Beton suratlı şehirlere güvenim yok

Gömleğimi çekiştiren dikenler bile

Daha güvenli gökyüzü kuşlarına

Yaprak ölülerine okuyorum banklarda

Ayakaltında kalan cesetlere bakarak

 

Asyalıyız göç diye ulularız kaçmağı 

Biliriz sıcağa gelmez menevşe

Soğuktan hazzetmez kırlangıç

Apolitik essin isteriz sabahın yeli

Asyalıyız canımız sıkılırsa savaşırız

Sonra savaşları uzatmak isteriz

Akan kanla coşsun Yenisey, Sarı Irmak

Asyalıyız isteriz kızıla kessin sular

 

Güze ne diyebilirim şimdi

Makedonyalı III. Aleksandros mu Cengiz mi

İçimde yunani moğol esintileri dolandıkça

Banka oturmak terk etmek göçebeliği

Yürümek için göğüs göğüse rüzgârla

Simitçi seslerine siperlenerek

Umut ışığı bilmek sokak lambalarını

Bütün günleri karıştırırım ilaç diye

Macun gibi sanırım haftalar aylar

Gözümü karartıp bir zombi gibi

Çelişkinin kucağına yürürüm bilaistisna

Güzün ellerine sığınırım korkusuz

Ölü yaprakları kardeş bilerek

Sarılırım çünkü güzün ateşi yüksek

 

Dudağının kenarından sızan kızıllık

Gizli bilgeler saklamakta hünerli

Sana diyecek bir sözüm var mı hiç

Mevsim geçişlerine dolanan kumru

Sıcak çökünce dağılır serinliğiyle su

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir