“Ölüm var ayrılık ah yok hiç diyorduk”
diye çalıyordu taş plakta
ansızın kopardılar kanadını yaralı kuşun
çığlıkla boğdukları en içli yeriydi şarkının
şöyle korkmadan hesapsızca yaşatmadılar bir güzelliği
şimdi iyi olmayan ne varsa aramda dört adımlık mesafe
sakınıyorum üzerime bulaşır diye bin yılların pisliği
bir başıma değilim biliyorum sen de ordasın
asanın musa’sı ile musa’nın asası, senle ben
ah elini bir tutabilsem çatlayacak gerçeğin çirkin zarı
içtikçe susayalım diye mi verdin rabbim bu eksik aşkı