gök denizlenir ve yaşama bağlar bizi
bizi yaşamaya atan çoğalmanın
güzelliği birikir evlerde
şehre birikir bilinen adımların bitkinliği
-nankördür, geceleri yatmaz ellerim benimle-
ellerim yatmaz her daim beni utandıran
yorulan hüzünlerle bilinir insan
bilinir, dönen mevsimlerin ellerimden yorulduğu
bilinir, Gece, şiire ancak tanrı izin verilirse girilir
bir gece olağan içten bir gece
bilinmezliğin yürüyüşüydü
en apansız en kelime en uç ve bucak en
yabancıydı ellerim şehrin ellerine
ömrüm hiç aksamadan tanrıya bilinendi
geceydi oysa bizi bize bizden gösteren
geceydi bir ölü duyuran kulaklarımıza
ölü yani gittiğine ikna olunan
ölü en unutulanı hayatın
şimdi nerede o ıhtırılan yer yüzü
şimdi nerde sıradanlığı çoğaltan
en serpe sere yanıydı hayat kuşların
bilinmez onları hangi gök tanrısının yarattığı
inip geçer ne varsa şimdi. Geçip gider
her şey tanrı-ikindi-şehir üzeri kedi
geceye ikircikli güzelliği birikir insanların
